ANASAYFA / Genel / ULUSLARARASI DEMOKRASİ KONGRESİ: 2. OTURUM - 15 TEMMUZ ve MEDYA
ULUSLARARASI DEMOKRASİ KONGRESİ: 2. OTURUM - 15 TEMMUZ ve MEDYA
ÖZ ORMAN-İŞ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ - 03.03.2017 03:17

ULUSLARARASI DEMOKRASİ KONGRESİ: 2. OTURUM - 15 TEMMUZ ve MEDYA

Kongrenin, açış konuşmasını Tarım Bakanı Faruk Çelik’in yaptığı 15 Temmuz ve Medya konulu ikinci oturumunda, moderatör görevini Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çetin yaparken, konuşmacı olarak; TRT Genel Müdürü Şenol Göka, NTV Program Yapımcısı Oğuz Haksever, TGRT Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar ve TRT Spikeri Tijen Karaş yer aldı.

Uluslararası Demokrasi Kongresi’nin panel oturumlarının ikincisi, 3 Mart 2017 günü öğleden sonra gerçekleştirildi. Panelin açış konuşmasını, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik yaptı. 15 Temmuz geçesinin, siyasî tarihimizin en ucuz gecesi olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, O gece, belki de dünya siyasî tarihinde ilk kez; millet iradesine bağlı güvenlik güçleri, yelpazenin farklı yerlerindeki siyasî partiler, sivil toplum örgütleri, yargı kuruluşları,  medya… Hâsılı, toplumun tüm dinamikleriyle el birliği yaparak, karanlık bir geceyi aydınlık şafağa ulaştırmayı başardık. Tabiri caizse; tankın azameti, halkın asaleti ve cesareti karşısında yerle yeksan oldu.” dedi.

 

Demokratik rejim içinde meydanın önemli role sahip olduğunu, bu yüzden darbecilerin ilk iş olarak medyayı susturmak istediğini anlatan Faruk Çelik, şöyle devam etti:

 

Darbeciler; 15 Temmuz gecesi TRT başta olmak üzere medya organlarını işgal ederek, 1960 ve 80’de olduğu gibi toplumu kör, sağır ve dilsiz bırakmak istediler. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değildi. Darbeciler bunu hesaplayamadılar. Çünkü her evde, her cepte bir haberleşme aracı var. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız, cep telefonu sayesinde kitlelere hitap etti ve halkı meydanlara çağırdı. Böylece baylokta örgütlenen darbe girişimi, feystaymla darbe yedi. Böylece medyanın gücü bir kez daha ortaya çıkmış oldu. O gece Cumhur ile Cumhurbaşkanımız arasında adeta ‘demokrasi hattı’ kuran tüm medya mensuplarına, milletimiz adına teşekkür ediyorum.”

 

TÜRKİYE’Yİ PARÇALAMA GİRİŞİMİ

 

Tüm darbelerde, darbecilerin ‘millet adına hareket etme’ iddiasında bulunduğunu hatırlatan Bakan Çelik, Demokrasiyi, anti-demokratik yollarla kurtarmak, sadece cuntacılara has bir yöntem olsa gerek.” dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin, aynı zamanda Sevr’i tamamlama ve Türkiye’yi parçalama girişimi olduğunu vurgulayan Çelik, “Biz terör örgütlerini ve ihanetleri biliriz. Ama ilk kez sistemin argümanlarını kullanarak sistemi felç etmeye çalışan bir ihanet şebekesiyle karşı karşıya kaldık. FETÖ; indirilmiş din yerine uydurulmuş din anlayışıyla gençlerin beynini yıkayarak, milleti korumak için verilen silahı millete doğrultan bir nesil yetiştirdi. Ne kadar vahim!.. İhaneti ibadet sayan, ihanetin adına ‘hizmet’ diyen, insanlardan tehditle, şantajla para toplayıp adına ‘himmet’ diyen, kanundan kaçarken de adına ‘hicret’ diyen, hedefe giden her yolu mubah gören, sinsi bir yapıyla karşı karşıyayız. Yolun doğru değilse, sonun doğru olmaz… Nitekim sonları da ortada… Ama rehavete kapılmamamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

 

15 Temmuz darbe girişiminde Batı’nın kötü bir sınav verdiğini hatırlatan Bakan Çelik, “Çıkarları sözkonusu olduğunda Batı için ‘demokrasi, helvadan yapılan bir putmuş, acıkınca yiyorlar’ demekten geri duramıyor insan.” ifadesini kullandı.

 

 

“MEDYA KATALİZÖR GÖREVİ YAPTI”

 

Panelde konuşan TRT Genel Müdürü Şenol Göka, Türk medyasının 15 Temmuz’da demokrasiden yana tavır koyduğunu ve o gecenin ‘kahramanları’ arasında yer aldığını belirterek, “15 Temmuz’da medya, bir ‘araç’ değil, adeta bir ‘kaynak’ olduğunu gösterdi. Vatandaşın ülkesine ve demokrasisine sahip çıkmasında bir katalizör görevini yerine getirdi.” dedi. Şenol Göka, TRT’nin darbeciler tarafından işgal edildiğini ve silah zoruyla darbe bildirisi okutulduğunu da hatırlatarak, öylesi bir ortamda özel televizyon kanallarının öneminin daha iyi anlaşıldığını bildirdi.

 

ÖZ ORMAN-İŞ’İN BÜYÜK ORGANİZASYONU

 

Konuşmacılardan, NTV Program Yapımcısı Oğuz Haksever, ‘15 Temmuz Darbe Girişimi – Küresel Satranç’ konulu Uluslararası Demokrasi Kongresi’ni düzenleyen Öz Orman-İş büyük bir başarıya imza attığını vurgulayarak, “Koca koca sendikalar, üye sayısı 200 bine dayanmış sendikalar dururken, böylesine büyük bir organizasyona imza atan Öz Orman-İş Sendikasını kutluyorum.” dedi.

 

Oğuz Haksever, medyadaki genç nesillerin, 1980’den sonra darbelerin acılarını yaşayarak öğrendiğini hatırlatarak, özetle şunları dile getirdi:

 

“15 Temmuz’da medyanın darbeye karşı duruşunda, bunun önemli etkisi vardır. O gece medya, ulusal iradeye açıktı. O gece, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, önceki Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve bazı siyasetçiler ve nihayet generaller ekranlara çıkmaya başladı. Sonuçta toplum kenetlendi, darbeye karşı direndi.”

 

“ÖLECEKSEK BU GECE ÖLELİM”

 

TGRT Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, paneldeki konuşmasına, “15 Temmuz’da Türkiye’nin yaşadıklarını, özellikle uluslararası bir düzeyde ele alarak, böylesine kapsamlı bir kongre düzenlemesinden dolayı, Öz Orman-İş Sendikası’nı kutluyorum.” diye başladı.

 

15 Temmuz gecesi TGRT stüdyolarında ve haber merkezlerinde yaşananları anlatan Batuhan Yaşar, özetle şunları söyledi:

 

“O gece saat 21.45’te, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Ören’le telefonda görüştük. Bana, ‘Çok net ve sert bir şekilde darbeye karşı koyacağız.’ dedi. Sonra ben de yayın sırasında, ‘Öleceksek bugün ölelim.’ dedim. Sayın Başbakana telefonla ulaştığımızda, yayına vermiştik. Sonra, Cumhurbaşkanımızın Özel Kalemi Hasan Bey’e ulaştık. Cumhurbaşkanımızı telefonla yayına almak istedik. Hasan Bey, feystaym ile görüntülü bağlantı yapabileceğimizi söyledi ve öyle yaptık. Sayın Cumhurbaşkanının vatandaşlarımızı sokaklara davetinin hemen 10 dakika sonrasında, onbinlerce insanın sokaklara indiğini gördük. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı Paşa’nın telefonda yayınımıza bağlanması ve bu kalkışmanın emir komuta zinciri içinde olmadığını söylemesi, darbenin gidişi için bir kırılma noktası oldu. Ama her şeyden önemlisi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ekranlar üzerinden halka seslenmesiydi. Yayın sırasında arkadaşlar bana sordular: Türkiye’nin kaç F-16’sı var? 240 olduğunu söyledim. Dediler ki, havada sadece 7 tane F-16 var. Korkmayalım, 233’ü darbeye katılmadı.”

 

15 Temmuz gecesi TRT’yi basın darbeci teröristlerin silah zoruyla TRT ekranlarından darbe bildirisi okuttuğu Spiker Tijen Karaş da, o gece stüdyoda ve reji odasında yaşananları anlattı.

Haberle İlgili Fotoğraflar


MUHATAP KURULUŞLAR



Kişisel Verileri Koruma Kanunu - Aydınlatma Metni