ANASAYFA / Uluslararası İlişkiler / YEŞİL VATAN’I YAKANIN DA YAKILMASINA SEYİRCİ KALANIN DA PEŞİ BIRAKILMAMALIDIR
YEŞİL VATAN’I YAKANIN DA YAKILMASINA SEYİRCİ KALANIN DA PEŞİ BIRAKILMAMALIDIR
ÖZ ORMAN-İŞ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ - 03.08.2026 15:07

YEŞİL VATAN’I YAKANIN DA YAKILMASINA SEYİRCİ KALANIN DA PEŞİ BIRAKILMAMALIDIR

03.08.2026 15:07

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren 16 ilde meydana gelen 44 orman yangınına ilişkin yürütülen adli soruşturmalar hakkında açıklamada bulundu. Aslan, orman yangınlarının sıradan bir dikkatsizlik vakası veya yalnızca doğal afet başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirterek, kasıt, ihmal ve tedbirsizliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

 

Adalet Bakanlığımız tarafından yapılan açıklamaya göre, 44 orman yangınıyla ilgili yürütülen soruşturmalarda 29 şüpheli tespit edilmiş, 6 şüpheli tutuklanmış, 9 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, 6 şüphelinin ise gözaltındaki işlemleri devam etmektedir. Açıklanan bu tablo, yıllardır yaptığımız uyarıların ne kadar haklı ve hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

Orman yangını yalnızca birkaç ağacın yanması değildir. Bir orman yandığında milletimizin serveti, ülkemizin nefesi, toprağın bereketi, hayvanların yaşam alanı, köylünün geçim kaynağı ve çocuklarımızın geleceği yanmaktadır. Bunun adı basit bir ihmal değildir. Bunun adı, sonucunun ne olacağı bilinmesine rağmen gösterilen sorumsuzluktur. Kasıt varsa ihanettir; ihmal varsa ağır bir vebaldir.

 

Buradan açık ve tartışmasız biçimde ifade ediyorum: Yeşil Vatan’ımıza uzanan hiçbir el cezasız bırakılmamalıdır. Ormanlarımızı kasten ateşe verenler, yangın çıkacağını bile bile yasaklara uymayanlar, biçerdöverinden kaynaklanan kıvılcıma karşı tedbir almayanlar, anız yakanlar, izmaritini ormana atanlar, ateşini söndürmeden bölgeden ayrılanlar ve ihmaliyle binlerce hektarlık alanın yok olmasına neden olanlar yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödemelidir.

 

Yangını çıkaran kişi, arkasında bıraktığı yıkımın yalnızca ilk kıvılcımından değil, ortaya çıkan bütün sonuçlardan sorumlu tutulmalıdır. Yanan orman alanının ekonomik değeri, söndürme faaliyetlerinin maliyeti, kullanılan hava ve kara araçlarının giderleri, zarar gören yerleşim alanları, telef olan hayvanlar, bozulan ekolojik denge ve hayatını kaybeden ya da yaralanan çalışanlarımızın uğradığı zarar kusur ve sorumluluk zincirine eksiksiz biçimde dâhil edilmelidir.

 

Bir kişinin birkaç saniyelik sorumsuzluğu nedeniyle devletimiz milyonlarca liralık kaynak kullanmakta, orman işçilerimiz günlerce uykusuz kalmakta, canlarını alevlerin önüne koymakta ve aileleri evlerinde endişeyle beklemektedir. Elinde hortumla alevlerin karşısında duran işçinin hayatını hiçe sayan hiçbir davranış, “dikkatsizlik oldu” denilerek geçiştirilemez.

 

Orman yangınlarında hayatını kaybeden emekçilerimiz vardır. Yaralanan, dumandan etkilenen, aylarca tedavi gören kardeşlerimiz vardır. Evine dönemeyen, çocuğunun yüzünü günlerce göremeyen, alevlerin içinde görev yapan binlerce orman işçimiz bulunmaktadır. Birileri sorumsuzca ateş yakacak, izmarit atacak, anız yakacak; ardından bedelini işçi, devlet ve millet ödeyecek. Böyle bir düzen kabul edilemez.

 

Adalet, İçişleri ile Tarım ve Orman Bakanlıklarımızın koordinasyonunda yürütülen adli takip çalışmalarını son derece değerli buluyor ve destekliyoruz. Olay yeri inceleme bulgularından kamera görüntülerine, iletişim kayıtlarından tanık ifadelerine, bilirkişi raporlarından teknik verilere kadar bütün delillerin titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak soruşturmaların yalnızca başlatılması değil, sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması da büyük önem taşımaktadır.

 

Hangi yangının neden çıktığı, kaç kişinin kusurlu bulunduğu, hangi cezaların verildiği ve oluşan kamu zararının kimlerden tahsil edildiği toplum tarafından bilinmelidir. Çünkü cezasızlık algısı, yeni felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Caydırıcılık yalnızca kanunda cezanın yazılı olmasıyla değil, o cezanın süratle ve eksiksiz uygulanmasıyla sağlanabilir.

 

Öz Orman-İş Sendikası olarak talebimiz nettir: Orman yangınları konusunda uzmanlaşmış soruşturma birimleri güçlendirilmeli, savcılıklar ile kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyon kalıcı hâle getirilmeli, yangın çıkış noktaları teknolojik imkânlarla kesintisiz izlenmeli ve şüpheli her olay bütün bağlantılarıyla araştırılmalıdır. Yangın bir ihmal sonucu çıkmışsa ihmaller zinciri, kasıt şüphesi bulunuyorsa olayın arkasındaki bütün kişi ve bağlantılar ortaya çıkarılmalıdır.

 

Ormanlarımız sahipsiz değildir. Yeşil Vatan, milletimizin ortak mülkü değil, gelecek nesillerden emanet aldığı kutsal bir değerdir. Bu emaneti yakan, yakılmasına neden olan, gerekli tedbirleri almayan ve sorumluluğunu yerine getirmeyen herkes hukuk önünde hesap vermelidir.

 

Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Hiçbir orman yangını faili meçhul kalmamalıdır. Hiçbir ihmal “olabilir” denilerek küçümsenmemeli, hiçbir şüphe üzeri örtülerek kapatılmamalıdır. Yangınların çıkış nedenleri sonuna kadar araştırılmalı, sorumlular adalet önüne çıkarılmalı, verilen zarar son kuruşuna kadar tazmin ettirilmelidir.

 

Biz Öz Orman-İş Sendikası olarak, Yeşil Vatan’ın savunmasında en ön safta mücadele eden orman emekçilerimizin hakkını, hukukunu ve hayatını korumaya devam edeceğiz. Yargı süreçlerinin, soruşturmaların ve verilen kararların sonuna kadar takipçisi olacağız.

 

Herkes bilmelidir ki Yeşil Vatan’ı yakanların karşısında devletimiz, adaletimiz, orman işçilerimiz ve seksen altı milyonluk büyük Türkiye ailesi vardır.

Settar Aslan
Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı

Haberle İlgili Fotoğraflar


MUHATAP KURULUŞLAR



Kişisel Verileri Koruma Kanunu - Aydınlatma Metni