ANASAYFA / Başkandan Haberler / Millî Anayasa Şurası Konuşması
Millî Anayasa Şurası Konuşması
ÖZ ORMAN-İŞ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ - 21.10.2011 12:27

Millî Anayasa Şurası Konuşması

21.10.2011 12:27

ESAM’ın Kıymetli Başkan ve Yöneticileri,

Siyasi Partilerimizin Sayın Temsilcileri,

Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerli Başkan ve Yöneticileri,

Değerli Akademisyenlerimiz, Aydınlarımız,

Kıymetli Basın Mensupları,

Saygıdeğer Konuklar,

 

Şahsım ve HAK-İŞ Konfederasyonu adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

 

Ülkemizin öncelikli ve sıcak bir gündem maddesi olan Yeni ve Sivil Anayasa hazırlık çalışmalarına ışık tutacağına inandığım, bu şurayı düzenleyen Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin Başkan ve yöneticilerine ve toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

 

Değerli Konuklar,

 

Sözlerimin başında, Salı ve Çarşamba günü meydana gelen terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabır ve başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Son günlerde artış eğilimine giren terörist saldırıların tek amacı, ülkemizin huzur ve istikrarını bozmak ve toplumda bir korku ve panik havası yaratmaktır.

 

Terörist saldırıların, bu kirli amacı gerçekleştirmeye asla muktedir olamayacaklarına inancımın tam olduğunu belirtmek istiyorum.

 

Halkımız bu oyuna gelmeyecektir.

 

Bu dönemde, hem daha serinkanlı olmak, hem de birlik ve dayanışma duygularını güçlendirmek zorundayız.

 

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada önemli bir konuma geldiği bir dönemde, birilerinin hep terör istediği aşikârdır.

Bunların ortaya çıkartılması ve engellenmesi gerekmektedir.

 

Toplumsal sorunların başında gelen teröre çözüm konusunda, sivil toplum örgütlerinin de görüş ve önerilerini sunacağı bir süreç, her zamankinden daha büyük bir aciliyet göstermektedir.

 

Bu konuyu yetkililerin dikkate alacağını umuyorum.

 

Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan terörist saldırıları bir kez daha lanetliyor, nefretle kınıyorum. 

 

Değerli Konuklar,

 

HAK-İŞ olarak önceliğimiz; katılımcılığı ve mutabakatı öngören, insanı merkez alan, ideoloji egemenliğini reddeden, tarih, kültürel değerler, çevresel etkiler ve evrensel parametreleri dikkate alan, Yeni ve Sivil bir Anayasanın hazırlanmasıdır.

 

HAK-İŞ, başından beri, 1982 Anayasasını ‘anti-demokratik’ ve ‘baskıcı’ olarak nitelemiş ve karşı çıkmıştır.

 

Sadece karşı çıkmamış; Anayasa Kurultayı ve benzeri etkinliklerle, bu konudaki fikirlerini kamuoyu ile paylaşmıştır.

 

Bu bakımdan, Yeni ve Sivil Anayasa konusunda görüş ve önerilerimizi dile getireceğimiz her platformu önemsiyoruz.

 

HAK-İŞ’in 36. Kuruluş Yıldönümünü kutladığı ve 12. Olağan Genel Kurulunu idrak ettiği bu önemli günde, burada sizlerle görüşlerimizi paylaşıyoruz.

 

Değerli Konuklar,

 

Türkiye’nin temel ihtiyacı olan yeni, sivil ve demokratik bir anayasa talebi, öteden beri HAK-İŞ Konfederasyonunun gündeminde bulunmaktadır.

 

HAK-İŞ,

 

1992 yılında gerçekleştirdiği Anayasa Kurultayı ile

 

2003 yılında yaptığı 10. Olağan Genel Kurulu’nda, “Sivil ve Demokratik Bir Anayasa Türkiye’nin İhtiyacıdır” şeklinde aldığı kararla,

 

2007 yılında gerçekleştirdiği “AB Müzakere Sürecinde Sendikal Örgütlenme için Yeni Anayasa’nın Sosyal Boyutu” Sempozyumuyla,

 

2007 yılındaki 11. Olağan Genel Kurulunda aldığı “Türkiye’nin İhtiyacı Olan Sivil Ve Demokratik Bir Anayasa Hayata Geçirilmelidir” kararıyla,

 

Anayasa Platformu ve Sivil Dayanışma Platformu, Ortak Akıl Hareketi gibi oluşum ve çalışmalardaki öncü rolü ile

 

2010 yılında yapılan Anayasa Değişiklik Paketinin Referandum sürecindeki “Darbelerin Karanlığından Demokrasinin Aydınlığına EVET” kampanyası ile

 

Yine, şu sıralarda gerçekleştirmekte olduğumuz 12. Olağan Genel Kurulumuzda almayı planladığımız, “Türkiye’nin İhtiyacı Olan Yeni Ve Sivil Anayasa İçin Tüm Kesimler Sorumlu ve Azami Gayret İçinde Olmalıdır” Kararıyla,

 

yeni ve demokratik Anayasa arzusu doğrultusunda önemli bir etkinlik içinde olmuştur, olmaya devam edecektir.

 

HAK-İŞ, olarak bunca çalışmayı neden gerçekleştiriyoruz?

 

Yeni Anayasa’yı neden bu kadar önemsiyoruz?

 

Çünkü; 1982 yılının askeri rejim koşulları içinde, “devlet için insan” mantığıyla hazırlanmış...

 

Karmaşık, her türlü yoruma açık, ayrıntılara boğulmuş bir yazım dilinin hakim olduğu...

 

Yine o dönemin ekonomi, siyaset ve hukuk anlayışına göre kaleme alınmış; gelişmeye değil, değişmemeye dayalı...

 

Neredeyse yarısı değiştirilmesine rağmen; anti-demokratik özü değişmemiş; buna karşılık bağlamı ve konsepti dağılmış bir Anayasamız bulunmaktadır.

 

1982 Anayasası; Türkiye’de ekonomik, politik ve sosyal anlamda yaşanan krizlerin ve kaosların bizatihi kaynağını oluşturmuştur.

Mevcut Anayasa Türkiye’nin ve toplumun ufkunu daraltmıştır.

 

Türkiye’nin birinci lig ülkesi olmasını engelleyen bu Anayasa ile yola devam etmenin, Türkiye’nin aydınlanma sürecini sekteye uğratacağını düşünüyoruz.

 

Velhasıl bu Anayasa, ömrünü tamamlamıştır.

 

Bu nedenle Yeni, çağdaş, demokratik bir Sivil Anayasa talep ediyoruz.

 

Değerli Konuklar,

 

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, Türkiye’nin değişmesini ve dönüşmesini istiyoruz.

Bunun yolunun, demokratik hak ve özgürlükleri daha da geliştirmeden geçtiğini biliyoruz.

 

Türkiye’nin daha sivil ve demokratik olmasının; sadece bilmekle, istemekle değil, özverili ve entelektüel projeler üretmekle mümkün olduğunu da biliyoruz.

 

Bu nedenle, yeni Anayasa talebimiz çerçevesinde; sadece şikâyet etmek, söylenmek yerine, önerilerimizi, projelerimizi ortaya koyuyoruz.

 

Bu nedenle HAK-İŞ olarak; bir yandan bütün toplantılarda görüş, talep ve önerilerimizi sunarken, bir yandan da kendi içimizde ortak akla ulaşabilmek amacıyla, bir “Anayasa Hazırlık Komitesi” kuruyoruz.

 

Bu nedenle; üyelerimizin ve tüm çalışanların sürece katkısını almak için, yeni yol ve yöntemler geliştiriyoruz.

 

Bu çerçevede, geçtiğimiz ay bir Anket çalışması gerçekleştirdik.

 

Örgütlü ve örgütsüz kesimden çalışanlara yönelik yapılan bu anket çalışmasında, anketi cevaplayanların;

 

%76,9’u mevcut Anayasa’dan memnun olmadığını belirtmiştir,

 

%76.2’si Anayasa’daki çalışma hayatına ilişkin düzenlemeleri yeterli görmediğini ifade etmiştir,

 

%81.2’si yeni ve sivil bir Anayasa’ya ihtiyaç var demiştir.

Değerli Konuklar,

 

Bu sonuçlar, tüm siyasi partilerce, tüm sivil toplum kuruluşlarınca dikkate alınmalı, iyi okunmalıdır.

 

Tüm toplum kesimlerinin geniş katılımını esas alması gerektiğine inandığımız, yeni bir Anayasa’nın hazırlanması için yüksek bir talep vardır.

 

Bunun yanı sıra, temsil gücü yüksek ve zinde bir parlamentomuz bulunmaktadır.

 

Bu tarihî fırsatı ıskalama lüksümüz yoktur.

 

Türkiye’nin ihtiyacı olan yeni ve sivil Anayasa için tüm kesimler sorumlu ve azami gayret içinde olmalıdır.

 

Bu çerçevede, özgürlükçü bir anayasa oluşturulması için, TBMM çatısı altında atılan adımları memnuniyetle karşılıyoruz ve destekliyoruz.

 

Bu süreçte, toplum kesimlerinin geniş katılımı esas alınmalı; sürece Sivil Toplum Kuruluşlarının katkı ve katılımı sağlanmalıdır.

 

 

Değerli Konuklar,

 

Artık zaman kaybetmemek adına, ‘yöntem’den ziyade ‘Anayasa içeriğini’ konuşmalıyız.

Biz HAK-İŞ olarak bu soruyu kendimize sorduk. Nasıl bir Anayasa sorusuna cevabımız şöyle oldu:

 

Çağdaş olmalı, toplumsal dengeyi gözetmelidir.

 

Evrensel hukukla uyumlu, yeni binyılın ihtiyaçlarını karşılayacak bir Anayasa olmalıdır.

 

İnsan onurunu muhafaza etmeli ve yükseltmelidir.

 

Hukukun üstünlüğüne dayanmalıdır.

 

Çoğulcu ve katılımcı bir rejim öngörmelidir.

 

Kişiyi, devlet otoritesine karşı korumalıdır.

 

İnanç ve kanaat hürriyeti güvence altına alınmalıdır.

 

Temel siyasî ve idarî makamlar arasındaki görev ve yetki tartışmaları, modern dünyada kabul görmüş erkler ayrılığı sınırları dikkate alarak çözümlenmelidir.

 

Siyasi hayatta sivil otoritenin üstünlüğü sağlanmalıdır.

 

AB ve küresel ekonomiyle uyumlu bir ekonomik yapıya temel oluşturmalıdır.

Yerel yönetimleri güçlendirmeli ve mahalli hizmetlerin etkin ve verimli şekilde karşılanmasını sağlamalıdır.

Yargı hizmetlerini, adaleti en iyi şekilde gerçekleştirecek biçimde yenilenmelidir.

 

Sendikal hak ve hürriyetleri, uluslararası anlaşmalar ve ILO sözleşmelerine uyumlu şekilde güvence altına almalıdır.

 

Eğitim, sağlık, barınma, sosyal korunma, istihdam, özgürlük ve güvenlik alanlarında, devlete sorumluluklar yüklemelidir.

 

Değerli Konuklar,

 

Sözlerime son verirken, Türkiye’nin yeni ve kalıcı bir toplumsal sözleşmesi niteliğinde olacak bu Yeni Anayasa’nın;

İnsanı temel alan ve bireyi koruyan

Demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükleri geliştirmeyi ve korumayı esas alan,

Ekonomi politikaları ile sosyal politikaları dengeleyen bir yapıda

Ve sade bir dille kaleme alınması gerektiğinin, tekrar altının çizmek istiyorum.

 

Türkiye, gücüne güç katmak, toplumsal dönüşüm ve aydınlanmayı sağlamak için, önemli bir eşikte bulunmaktadır.

 

Bu eşiği hep birlikte, ortak akılla, güç birliği yaparak atlamamız, ülkemizi şaha kaldıracaktır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle, sizlere saygılar sunuyor, Millî Anayasa Şurası’nın başarılı geçmesini temenni ediyorum.

MUHATAP KURULUŞLAR



Kişisel Verileri Koruma Kanunu - Aydınlatma Metni