ANASAYFA / Uluslararası İlişkiler / TOPRAĞIN OMUZ VERDİĞİ EMEK: TİGEM
TOPRAĞIN OMUZ VERDİĞİ EMEK: TİGEM
ÖZ ORMAN-İŞ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ - 17.01.2026 12:58

TOPRAĞIN OMUZ VERDİĞİ EMEK: TİGEM

17.01.2026 12:58

Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan:

“Bu topraklarda üretim varsa, bunun adı emektir; emek varsa, korunmalıdır” 

Türkiye’nin tarımsal belkemiğini oluşturan TİGEM’ler, sadece üretim alanları değil; milyonlarca dönüm toprağı ayakta tutan bir emek havzasıdır. Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, TİGEM’leri, Ceylanpınar gerçeğini, ağır çalışma koşullarını, teknolojiyi, sosyal hakları ve sendikal mücadeleyi bütüncül bir bakışla değerlendirdi.

 

Soru 1: Sayın Genel Başkan, TİGEM denince siz ne görüyorsunuz? Türkiye ve dünya ölçeğinde TİGEM’leri nasıl okumak gerekir?

Settar Aslan:
TİGEM denince benim gördüğüm şey şudur: Toprak, emek ve strateji.
Buralar sıradan tarım işletmeleri değildir. TİGEM’ler, Türkiye’nin gıda güvenliğini ayakta tutan yapılardır. Dünya ölçeğinde baktığınızda; Avrupa’da tarım daha küçük parseller üzerinden yürür, Amerika’da büyük işletmeler vardır ama sosyal yapı farklıdır. Türkiye’de ise TİGEM’ler hem büyüklüğü hem de emek yoğunluğu ile öne çıkar.
Özellikle Ceylanpınar gibi işletmeler, tek başına bir emek havzasıdır. Milyonlarca dönüm alan, binlerce insanın alın teriyle üretimde tutuluyor. Bu yüzden TİGEM, sadece üretim değil; ülkenin geleceğine yapılan bir yatırımdır.

 

Soru 2: Sahadaki işçi gerçeği nasıl? İş yükü, teknoloji, mesai ve çalışma koşulları açısından tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Settar Aslan:
Sahadaki gerçek nettir: İş yükü ağırdır.
TİGEM işçisi geniş alanlarda, zor iklim koşullarında, uzun mesafelerde çalışıyor. Yazın kavurucu sıcak, kışın sert soğuk; bu iş kolay değil.
Teknoloji elbette var ama her alanda yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Biz teknolojinin işçinin yükünü azaltan, iş kazalarını önleyen bir araç olarak daha etkin kullanılmasını istiyoruz.
Mesai kavramına gelince… TİGEM işçisi çoğu zaman saate bakmaz. Hasat varsa oradadır, kriz varsa oradadır. Ama bu fedakârlığın karşılığı insani ve adil olmalıdır.
Çalışma koşulları, yemek, giyim, sosyal alanlar konusunda hedefimiz nettir: Avrupa normları. İşçiye verilen değer, ülkenin üretime verdiği değerin aynasıdır.

 

Soru 3: Öz Orman İş Sendikası olarak Ceylanpınar TİGEM’e özel bir hassasiyetiniz var. Bu yaklaşımın sebebi nedir?

Settar Aslan:
Ceylanpınar TİGEM sıradan bir işletme değildir. Alan büyüklüğü, üretim kapasitesi ve işçi sayısıyla başlı başına bir yapıdır.
Biz burayı tek bir birim gibi değil, özel bir şube hassasiyetiyle ele alıyoruz. Çünkü bu büyüklük, güçlü temsil ister; sürekli sahada olmayı, işçinin nabzını tutmayı gerektirir.
Bu yaklaşım kişisel değildir, kurumsaldır. Ceylanpınar’da sendikal temsil güçlü olmazsa, bu sadece işçiyi değil, üretimi de zayıflatır. Biz buna izin vermeyiz.

 


Soru 4: Sendikal mücadele bağlamında, yetkisiz sendikalar ve sendikacılığı kişisel çıkar olarak görenler hakkında ne söylersiniz?

Settar Aslan:
Sendikacılık bir gelir kapısı değildir.
Sendikacılık, emekçinin yükünü omuzlamaktır.
Bugün TİGEM gibi stratejik alanlarda, işçiyi değil menfaati önceleyen yaklaşımlar görüyoruz. Yetkisi olmayanların yaptığı şey genellikle itibar suikastidir.
Ama şunu açıkça söyleyeyim: TİGEM işçileri bilinçlidir, yüreklidir. Kimin samimi, kimin çıkar peşinde olduğunu çok iyi ayırt eder.
Öz Orman İş Sendikası olarak biz; işçinin alın terini, ailesinin geleceğini, çocuklarının eğitimini savunuyoruz. Sendikacılığı bugüne sıkıştırmıyor, yarını inşa etmenin aracı olarak görüyoruz.

MUHATAP KURULUŞLAR



Kişisel Verileri Koruma Kanunu - Aydınlatma Metni