ANASAYFA / Haberler / ÖZ ORMAN-İŞ BALIKESİR ŞUBESİ 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
ÖZ ORMAN-İŞ BALIKESİR ŞUBESİ 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
ÖZ ORMAN-İŞ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ - 10.10.2026 16:09

ÖZ ORMAN-İŞ BALIKESİR ŞUBESİ 5. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

10.10.2026 16:09

ASLAN: “MEMURUN HAKKINI İŞÇİNİN CEBİNDE ARAMAYIN”

 

Öz Orman-İş Sendikası Balıkesir Şubesi 5. Olağan Genel Kurulu, birlik ve beraberlik mesajlarıyla gerçekleştirildi. Genel kurulda çalışma hayatının sorunları, sendikal kazanımlar ve ekonomik gelişmeler ele alınırken, Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan’ın işçi ve memur ücretlerine ilişkin değerlendirmeleri dikkat çekti. Aslan, çalışanların ücretlerinin iyileştirilmesi için verilen her mücadelenin kıymetli olduğunu ancak bunun işçiyle memuru karşı karşıya getirerek yapılamayacağını vurguladı.

 

DİVAN BAŞKANLIĞINI RAMAZAN GÜN YAPTI

 

Genel kurulun Divan Başkanlığını Öz Orman-İş Sendikası Genel Eğitim Sekreteri Ramazan Gün üstlenirken, Divan Başkan Yardımcılıklarını Kütahya Bölge Başkanı Zekeriya Şahin, İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Danış ve Öz Orman-İş Sendikası avukatlarından Ömer Tufan yaptı.

 

ÇORUM: “BİZİM GÜCÜMÜZ MAKAMLARDAN DEĞİL, EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZDEN GELİYOR”

 

Genel kurulun açılış konuşmasını gerçekleştiren Öz Orman-İş Balıkesir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Çorum, sendikal mücadelenin temelinde birlik, dayanışma ve karşılıklı güvenin bulunduğunu belirterek, orman işçilerinin yalnızca bir mesleği yerine getirmediğini, aynı zamanda ülkenin geleceğini koruma sorumluluğunu taşıdığını ifade etti. Balıkesir’in orman varlığı ve ormancılık faaliyetleri açısından önemli bir konumda bulunduğunu hatırlatan Çorum, özellikle orman yangınlarıyla mücadelede canlarını ortaya koyan işçilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini söyledi. Öz Orman-İş’in yıllar içerisinde elde ettiği kazanımların güçlü bir teşkilat yapısının, kararlı mücadelenin ve üyeleriyle bütünleşen bir sendikacılık anlayışının eseri olduğunu vurgulayan Çorum, “Bizim gücümüz makamlarımızdan, unvanlarımızdan değil, arkamızda duran emekçi kardeşlerimizden geliyor. Bir işçi kardeşimizin evine ekmek götürürken yüzünün gülmesi, çocuğunun geleceğine güvenle bakabilmesi, çalışma hayatında kendisini yalnız hissetmemesi bizim için her türlü makamdan daha kıymetlidir. Genel Başkanımız Sayın Settar Aslan’ın öncülüğünde, Genel Merkezimizin desteğiyle bugüne kadar önemli kazanımlar elde ettik. Bundan sonraki mücadelemiz de alın terinin hakkını büyütmek, mevcut kazanımlarımızı korumak ve üyelerimize daha iyi çalışma şartları sağlamaktır. Çünkü biz sadece bugünün değil, yarınların da sorumluluğunu taşıyoruz. Öz Orman-İş çatısı altında hiçbir üyemizi yalnız bırakmadan, birlik ve kardeşlik içerisinde yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

ASLAN: “HERKES HAKKINI İSTEYEBİLİR, ANCAK KİMSENİN HAKKI BAŞKASININ HAKKINA ENGEL DEĞİLDİR”

 

Genel kurulda teşkilat mensuplarına hitap eden Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin çalışma hayatına yansımalarını değerlendirdi. Türkiye’nin büyümesi, üretmesi ve ekonomik gücünü artırmasının son derece önemli olduğunu belirten Aslan, bu büyümeden çalışanların da hak ettiği payı alması gerektiğini söyledi.

Aslan, “Türkiye büyüyen, gelişen, üreten ve dünya ekonomisinde daha güçlü bir konuma ulaşmak için mücadele eden büyük bir ülkedir. Biz ülkemizin büyümesinden, ekonomimizin güçlenmesinden, üretimin artmasından memnuniyet duyarız. Çünkü güçlü bir ekonomi, güçlü bir çalışma hayatının da temelidir. Ancak burada unutulmaması gereken önemli bir gerçek var. Bir ülkenin ekonomik büyüklüğü kadar, o büyümenin çalışanların hayatına nasıl yansıdığı da önemlidir. İşçisi, memuru, emeklisi, çiftçisi, esnafı bu büyümeden hak ettiği payı alabilmelidir. Herkes temsil ettiği insanların ücretlerini iyileştirmek için mücadele edebilir. Her sendika, her konfederasyon kendi üyelerinin refahını artırmak için masaya talepler koyabilir. Bu son derece doğal, meşru ve saygı duyulması gereken bir mücadeledir. Biz de yıllardır bunun mücadelesini veriyoruz.” dedi.

 

“MEMURUN HAKKINI İŞÇİNİN CEBİNDE ARAMAYIN”

 

Son dönemde çalışma hayatında işçi ve memur ücretleri üzerinden yapılan bazı değerlendirmelere değinen Genel Başkan Aslan, gerçeği yansıtmayan rakamlarla oluşturulan karşılaştırmaların çalışma barışına zarar verebileceğini belirtti.

Aslan, “Son zamanlarda bazı ücret karşılaştırmaları yapıldığını görüyoruz. İşçilerin saatlik ücretleri üzerinden birtakım rakamlar ortaya konuluyor, ardından bu rakamlar memurlarımızın ücretleriyle kıyaslanıyor. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Biz memurlarımızın daha yüksek ücret almasını isteriz. Öğretmenimiz de polisimiz de mühendisimiz de sağlık çalışanımız da bütün kamu görevlilerimiz de emeklerinin karşılığını fazlasıyla hak ediyor. Onların ücretlerinin iyileştirilmesine karşı çıkmamız söz konusu dahi olamaz. Ancak memurumuzun hakkını ararken işçimizin ücretini olduğundan yüksek göstermek, işçiyle memuru karşı karşıya getirecek bir algı oluşturmak doğru bir yaklaşım değildir. Memurun hakkını işçinin cebinde aramayın. Memurumuzun daha fazla kazanması için işçimizin çok kazandığını anlatmaya gerek yok. Bu ülkede herkes insanca yaşayabileceği, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabileceği, geleceğe güvenle bakabileceği bir ücret almayı hak ediyor.” ifadelerini kullandı.

 

ASLAN: “İŞÇİMİZİN SAATLİK ÜCRETİ ORTADA, GERÇEKLER ÜZERİNDEN KONUŞALIM”

 

İşçi ücretleri konusunda kamuoyuna yansıtılan rakamların gerçeği doğru biçimde yansıtması gerektiğine dikkat çeken Aslan, somut bir ücret hesabı üzerinden değerlendirmede bulundu.

Aslan, “Biz orman işçilerimizin ne kadar ücret aldığını, hangi şartlarda çalıştığını, evine nasıl ekmek götürdüğünü çok iyi biliyoruz. Bugün teşkilatımızda günlük yevmiyesi yaklaşık 2 bin 500 lira ile 3 bin lira arasında olan işçi arkadaşlarımız var. Bunu sekiz saatlik çalışma üzerinden hesapladığınızda saatlik ücret yaklaşık 312 lira 50 kuruş ile 375 lira arasında değişiyor. Bunu konuşurken isçi arkadaşlarımızın fedakarlığını da unutmamamız gerekiyor. Günlerce evine uğramayan, yangınlar söz konusu olduğunda nasıl çile çektiğimizi biz iyi biliyoruz. Ormanlar yanarken mesai derdine düşmedik ama böyle bir hesap yaparsak alacaklı çıkacağımız da mukakkak. Rakam ortada, hesap ortada. Şimdi soruyorum; bu işçilerimiz kamuoyunda dile getirilen o yüksek saatlik ücretleri nerede alıyor? Hangi bordroda var bu rakamlar? Bizim işçilerimiz kendilerine atfedilen o ücretlerle çalışmıyor. Fazla mesaiyi, ikramiyeyi, sosyal hakları veya farklı ödeme kalemlerini birbirine karıştırıp sanki işçinin normal saatlik ücretiymiş gibi değerlendirmeler yaparsanız kamuoyunu da yanlış yönlendirmiş olursunuz. Ücret karşılaştırması yapılacaksa aynı şartlar ve aynı ölçüler üzerinden yapılmalıdır. İşçinin kazancını olduğundan yüksek göstererek başka bir çalışanın hak talebine gerekçe oluşturmak doğru değildir.” dedi.

 

“ENFLASYON CANAVARI İŞÇİYİ DE MEMURU DA AYIRT ETMİYOR”

 

Ekonomik şartların çalışanlar üzerindeki etkisine de değinen Genel Başkan Aslan, ücretlerin yalnızca rakamsal büyüklükleriyle değil, çalışanların satın alma gücüyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aslan, “Bugün hepimizin ortak bir meselesi var. O da hayat pahalılığı ve enflasyondur. Enflasyon canavarı işçiyle memuru ayırt etmiyor. Markete girdiğinizde işçiye başka, memura başka fiyat uygulanmıyor. Ev kirasını öderken kimse hangi sendikaya üye olduğunuzu sormuyor. Çocuğunu okula gönderen bir işçinin de bir memurun da aynı hayat pahalılığıyla mücadele ettiğini görüyoruz. Bugün önemli olan yalnızca ücretlerin kaç lira olduğu değil, o ücretle ne kadar geçinilebildiğidir. Bir insanın aldığı ücretin rakamsal olarak artması, alım gücü aynı oranda yükselmiyorsa tek başına refah anlamına gelmez. Bu nedenle çalışma hayatında yürütülecek mücadelenin temelinde ücret adaleti, satın alma gücünün korunması ve çalışanların refahının artırılması bulunmalıdır.” şeklinde konuştu.

 

“BİZİM RAKİBİMİZ MEMUR DEĞİL, HAYAT PAHALILIĞIDIR”

 

Sendikalar ve konfederasyonlar arasındaki dayanışmanın çalışma hayatı açısından önem taşıdığını ifade eden Aslan, farklı çalışan kesimlerinin birbirlerinin kazanımlarını tehdit olarak görmemesi gerektiğini vurguladı.

Aslan, “Biz yıllardır emeğin, alın terinin ve örgütlü mücadelenin önemini anlatıyoruz. Bugün işçi kardeşim bir kazanım elde ettiğinde memur kardeşimin bundan rahatsız olmasını istemem. Memur kardeşimiz ücretinde bir iyileştirme elde ettiğinde de işçi kardeşimizin bundan rahatsız olmasını istemem. Çünkü birinin kazanması diğerinin kaybetmesini gerektirmez. Biz aynı ülkenin insanlarıyız. Aynı devletin çatısı altında çalışıyor, aynı ekonomik şartlarda yaşıyor, aynı geleceği paylaşıyoruz. Çalışma hayatında farklı statülerde bulunabiliriz ama alın terinin ve emeğin değeri konusunda birbirimizden ayrı değiliz. Sendikal mücadele, çalışanları birbirine rakip göstermek için değil, haklarını büyütmek için vardır. Bizim rakibimiz memur kardeşimiz değil, hayat pahalılığıdır. Bizim mücadelemiz birbirimizin ücretini aşağı çekmek değil, bütün çalışanların yaşam standardını yukarı taşımak içindir. Bu anlayışın bütün emek örgütleri tarafından korunması gerektiğine inanıyorum.” dedi.

 

“BÜYÜYEN TÜRKİYE’NİN REFAHINDAN EMEKÇİLER DE PAYINI ALMALI”

 

Türkiye’nin ekonomik hedeflerinin önemine dikkat çeken Aslan, devletin ekonomik gücünün artmasının çalışanların refahını artıracak politikalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Aslan, “Biz güçlü Türkiye istiyoruz. Üreten, büyüyen, dünyada söz sahibi olan, kendi kararlarını kendisi veren bir Türkiye istiyoruz. Ancak bunun yanında işçisinin emeğinin karşılığını aldığı, memurunun geçim kaygısının azaldığı, emeklisinin huzur bulduğu, gençlerinin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye de istiyoruz. Devletimizin ekonomik gücünün artması hepimizin ortak hedefidir. Biz bu hedefe ulaşılırken üretimin yükünü omuzlayan, ülkesine alın teriyle hizmet eden insanların da hak ettiği refaha kavuşmasını arzu ediyoruz. Daha adil bir gelir dağılımı, çalışanların satın alma gücünün korunması ve çalışma hayatında huzurun güçlendirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Dün olduğu gibi bugün de ülkemizin gücüne güç katarken üyelerimizin haklarını geliştirmekten vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

“BİRLİĞİMİZİ KORUYARAK YENİ KAZANIMLARA YÜRÜYECEĞİZ”

 

Konuşmasının sonunda sendikal mücadelenin birlik ve beraberlik içerisinde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Settar Aslan, Öz Orman-İş’in bugüne kadar elde ettiği kazanımların üyelerinin kararlılığı ve teşkilatın ortak mücadelesi sayesinde gerçekleştiğini söyledi.

Aslan, “Biz hiçbir kazanımı kolay elde etmedik. Yıllarca orman işçilerimizin yaşadığı sorunları çözmek, çalışma şartlarını iyileştirmek, haklarını büyütmek için mücadele verdik. Bundan sonra da mücadelemizin merkezinde üyelerimizin alın teri, ailelerinin huzuru ve çocuklarının geleceği olacak. Bizim sendikacılık anlayışımızda dün elde edilen kazanımla yetinmek yoktur. Her dönemde onun üzerine yenisini koymak vardır. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışmamızı koruduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel yoktur.” dedi.

Öz Orman-İş Balıkesir Şubesi 5. Olağan Genel Kurulu, çalışma hayatında dayanışmanın güçlendirilmesi, mevcut kazanımların korunması ve yeni dönemde üyelerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi mesajlarıyla devam etti.

Haberle İlgili Fotoğraflar


MUHATAP KURULUŞLAR



Kişisel Verileri Koruma Kanunu - Aydınlatma Metni